Böyle de olmaz ki!.. (Küme düşen Karabükspor ile ilgili 22 Mart’ta yayınlanan köşe yazım)



Bir takım var. Sene başında UEFA Avrupa Ligi’nde iki tur maçına çıkıyor ve gruplara kalmayı penaltılarla kaçırıyor. Aynı takım neredeyse sene başından bu yana bir türlü Süper Lig’de alt sıralardan kurtulamıyor. Ha bu arada yanlış anlaşılmasın. Maddi sıkıntı yaşayan bir kulüp değil. Hatta borçsuz ve zengin olan nadir kulüplerimizden. Batı Karadeniz’in tek temsilcisi ve işçinin alın terini Süper Lig’de sahada temsil eden bir takım Kardemir Karabükspor. Daha önce 15 Mayıs 1994’te ligin son maçı olan Zeytinburnuspor maçında son saniye ile ligden düşen Karabükspor, bu sene bağıra bağıra düşüyor. Hem de tarihindeki en büyük başarı ile başladığı sezonu. Bu sene kimse beklemediği halde, ülke puanına bile 5 puan katkı yaptığı sene. Herkesin artık, “Karabükspor üst sıralara oynar.” dediği sene.

Normal sevinç ve normal üzüntü değil, kocaman sevinç ve dev üzüntü yaşanıyor aynı sezonda. Zaten gerek maç saatleri, gerek hakem hataları sinyal veriyordu. “Düşmelisiniz bu sene.” der gibi davranıyorlardı ama Karabükspor bunlara direnmedi. Doğru dürüst Pazar günü akşam 19.00 maçı bile oynanmadı. Taraftarın az olacağı saatlere maç koyuldu hep. Özellikle Konyaspor ve Balıkesirspor maçlarında ibretlik hakem hataları oldu. Ben hata diyemeyeceğim maalesef. Çünkü o maça kadar 7 maç yöneten hakemin 4 maçı Karabükspor maçlarıydı. Kimse tesadüf demesin. Bütün suç onların dersek taş oluruz. Karabükspor hiç karşı koymadı. Taraftarı Mavi Ateş şartlar ne olursa olsun sonuna kadar destekledi. Hiç sırt çevirip protesto etmedi. Yönetim otobüs vermediğinde, ki 1-2 maç hariç vermedi zaten, kendi ceplerinden para verip gittiler. Çoğu öğrenci olan taraftarlar daha ne kadar cefakar ve vefakar olabilirdi ki? Zaten hangi lig olursa olsun yine onlar destekleyecek. Yine onlar hep takımın yanında olacak. Yönetim ve futbolcular taraftarın ateşinden bir kıvılcım alsa şuan çok farklı şeyleri konuşuyor olurduk.

Süper Lig’deki diğer takımlar ara transfer döneminde nokta transferler yapıp takımı toparlarken, Karabükspor yönetimi PTT 1.Lig’de ancak yedek oynayabilecek iki oyuncu aldı. Aldı ama 2-3 maç dışında zaten ilk 18’de de yoktu. Kurtarıcı oyunculara bak! Tolunay Kafkas’ta sorun diyorlardı. Tolunay Hoca’nın gitmesi bir şeyi değiştirmezdi ki. Vücudu beyin yönlendiriyor. Kol,bacak değiştir ama beyin değişmedikçe ne fayda. Bu beyninde takım umrunda olmadığı için hiçbir şeyi önemsemedi. Tolunay Kafkas istifa ettiğinde, “Kalırsakta bizimle,düşersek te.” dediniz. Niye ayrıldınız? Madem ayrılacaktınız Kayseri Erciyesspor maçından sonra istifasını kabul etseydiniz, en azından devre arasına yeni bir hoca gelir belki ona göre oyuncular alınır, takıma monte edilirdi. Yılmaz Vural’ı zaten anlatmaya gerek yok. Futbola azıcık ilgisi olanlar bilir. Göreve geldiği ilk maç olan Trabzonspor maçında öyle kaliteli futbol, öyle hırslı bir oyun vardı ki bu sezon hiç oynanmadığı gibiydi. Devamı gelir sandık ama maalesef dörtte biri kadar bile oynanmadı. Efsane başkan Metin Türker’in; “Çelik-İş Sendikası’na, Kardemir’e ve Karabükspor’a sahip çıkın.” diyerek vasiyetinde miras bıraktığı Karabükspor’a bu yakıştı mı?

Bu küçük mütevazi şehir bunları hak etti mi? Tabiki hayır. Her ne kadar taraftar grupları hariç takıma çok sahip çıkılmasa da Passolig uygulamasına rağmen tribün doluluğu ve coşku gayet iyiydi. Kombine satışları da güzeldi. Bu şehir, tarihinde gördüğü en büyük başarıyı yaşarken aynı sezon düşme üzüntüsü de yaşayacak. Lig daha matematiksel olarak devam ediyor olsa da Karabükspor’a mucize lazım. Hatta mucize bile yetersiz kalır. Zaten bir taraftar kazanmaktan ziyade ruhuyla mücadele edilsin ister. Bu yüzden Trabzonspor maçından sonra en ufak kırgınlık ve üzüntü yoktu. Ruhla oynansın, son düdük çalana kadar elden gelen yapılsın; maç sonucu 3-0, 5-0 fark etmez taraftar için.


Öyle tarifsiz bir duygu ki düşmek, altı harfli bir kelime ama duygusu cilt cilt yazılsa anlatılmaz. Oysa bu lige tarihi rekorlarla çıkmıştı. Bu ligde bir renk olmuştu. Çoğu insanın Karabük’e ve Karabükspor’a sempatisi vardı. Artık mucize üstü bir şey olmadıkça kırmızı mavililerin Süper Lig macerası bu sene son buldu gibi. Artık kaç sene sonra geri dönmek nasip olur bilinmez ama Süper Lig’e kendini fazla özlettirme Karabükspor. Karabüklüler için değil Türkiye’ye bu küçük şehrin neler yapabildiklerini gözlerine sokmak için!..  
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir